28.06.2019🍀

Çizdiğim sınırların altında kaldığım çok olduda duvarların arkasından seslenmeye çalıştığım olmamıştı hiç insanlara. Bi yolun yarısında durup emin olmadığım için geri dönmeye kalkmamıştım ama sonundaki pişmanlığa da tek başıma katlanmıştım hep. Şiir şiir konuşan iki insanın tek hecesi olmaya niyetim vardı da yokuşlar intihar bekçisi dediklerinde heyecanla koşmuştum her uçuruma. Bi zamansız telâşenin altında ezilirken hiç şüphem yoktu oysa. Kelimelerimin anlamsızlığında boğulanlar olmuştu arada ve kendime anlatmaya çalıştığım kadar kendimi anlatmaya çalışsaydım toparlardım aslında. Düze çıkmak için heyecanım tamdı ama hevesimden şüphelendiler zamanla. Sonra zaten kaç şiir biriktirsem iki insan etmedi yanında. Anlatın. Anlamlandırın. Kelimelere dökün hatta. Ve zamana bırakın insanları zamanla. Bu matematiği size okulda öğretmezler ama hayatınızın kıyı ve köşelerinde çabalamayı hak eden insan sayısının sınırlarını hesaplayın ufak tefek hatalarla.
Ve bi gün susup dinlemeyi öğrenebilirmiyiz bilmiyorum ama. Anlayan ve usanmadan dil dökebileceğim insanlara denk geleyim hayatta.

03.06.2019

Acınızı saklayın. Yaranızı, derdinizi, çözemediklerinizde boğuluşunuzu saklayın kalbinizin ücra kıyılarına.

Sevginizi nasıl saklamayı başardığınızı anlatın bana.

Birini sevmenin saklaması mı olurmuş dedim bunu duyduğumda. Sevgi saklanır mı? Yasaklanır mı sevdiğinin canı canından çıkarken sarılmalar kollarınıza?

Hem zaman çare olmazmış. Çok sevsede olmazmış. Toparlanamazmış yaraları. Merhem olamadığı yara mı varmış sevginin anlatın bana.

Kaç şiiri şarkıyı türküyü geçmişe gömüp seneleri sildiğinizi anlatın. Verdiğiniz emekleri nasıl çöpe attığınızı. Damarlarınızda dolaşan sevginin öfkenize nasıl yenik düştüğünü.

Hesaplayın acılarınızı, kaçında parmağınız varmış toplayıp çıkarın. Yanlışları toparlayıp dağıtmak yerine mutluluklarınızdan çıkarmayın her birini. Saklanmayın duvarlar ardına. Küllerden güller yeşertmeye çalışın yeter ki.Herkes kalbi ve çabası kadar yaşar dünyada. Emin olun kaybeden siz olmayacaksınız. Pişmanlıklarınızla kalmayacaksınız. Kalbiniz kadar vâr olun.

10.11.2018

Konuşmak isteyipte anlatamadığım onca şey varken

Kendime bile itiraf edemedigim duygularımın karanlığında boğuluyorum

Çelişkilerde dağılmak bu kadar kolay olmamalıydı oysa

Yada bir küçük karşılaşmaya muhtaç kalmak bu kadar ağır olmasaydı

Zaman alıp götürmeseydi

Veda etmek zorunda kalmasaydık

Pişman olmasaydık

Korkmasaydık sevmekten

Keşkelere muhtaç kalmasaydık

Yorulmasaydı gönlümüz delice

Olmasaydı sonumuz böyle

01.10.2018

Bi şehre saklanmak nedir bilmez çoğu kimse. Kendi içinde kendi mezarını kazar günden güne. Oysa bütün günahını bi şehre sığdırmayı başarabildiğinde nefes almayı öğreniyomuşsun. Ben Üsküdar’da öğrendim nefes almayı. Bundandır ondan kaçışım ve her nefessiz kaldığımda yine ona sığınışım. Yeri geldi Kız kulesinin karşısında yüreğim sökülürcesine ağlamanın ne olduğunu öğrendim. Sokaklarına hayallerimi sakladım çoğu zaman ve bir bir yıkılışını izledim. Sığındığım limanlara vuran dalgaları bi balkondan izledim öylece. Hem herkes bilmez. Kız kulesini biraz geçince hareme varmadan bi tepede bi taş duvarın sırlarıma nasıl ortak olduğunu gördüm. Bi insanı hem sevip hem nefret etmenin ne olduğunu bilmezken bi şehri sevipte nefret etmenin ne olduğunu öğrendim. Bilin ki bi şehre vurgun yaşamak kar yangınıdır.

Biri de kalkmış demişki

“Seni özledim diyemeyen de Üsküdar’ı özledim diyor”

Ben yine Üsküdarı özledim. Ama sen’li bi geçmiş bırakmadığım için sadece Üsküdar’ı özledim.

Hep yâren kal yüreğime.

18.09.2018

Şehirlere anlamlar yüklemeyi bıraktım sanıyordum. Çoğu şeyden vazgeçebileceğimi sandığım gibi.

18 Eylül Salı.

Hayata biryerden devam etme çabası.

Kendince yeni kararlar aldın. Bazı şeylere bıraktığın yerden devam ettirme isteğin gibi yeni yeni adımların var ama bununla da kalmayıp bi daha Üsküdar’a adım atmak yok deyip Cumaya birilerine Üsküdar sözü vermişsin. Kaçıp saklandıklarıma yenik düşmekte üstüme tanımıyorum çünkü :)) Girmem dediğim sokakta koşar adım bulmuş gibiyim kendimi. Neden kaçtığımı da bilmiyorum da hadi neyse. Hem sen İstanbul Bartın derken koca bi dip köşe temizlik atlatmış kızsın bunu mu atlatamayacaksın der avuturum yine ben kendimi.

Bir de buna asla asla deme sözünü eklemek istiyorum çünkü büyük konuşmak konusunda yine üzerime tanımıyorum. Çünkü neden çünkü dengesiz biri olmak böyle bir şey 😑

17.09.2018

İnsanların hayatlarına vakitli vakitsiz girip darma dağın ediyorsunuz sonra hiçbir şey olmamış gibi çekip gidiyorsunuz. Kaçıp saklandığınız köşelerde size hasret kalan ve sizi unutmaya çalışanların hayatları ellerinizde oyuncak değil. Gittikçe dengemi bozuyorsunuz.

15.09.2018

Bi şiire konu oluşunun zamansızlığıyla boğuşuyorum. Yazı yazmayı unutmuşluğumun yanında kendimi bulmak amacıyla tekrar tekrar döndüğüm kitap sayfalarında seni çırpınırken bulmanın acısı yansıyor yüreğime. Hatırlamak. Yada hiç unutmamak. Zaman gerçekten ilaç mı yaşanmışlıklara. Bi abla buna “Atalarımız bizi keklemiş gülüm “demişti şen kahkasıyla. Kandırıldık dostlarım! Bi ömür bi yalana ayak uydurmaya çalışmak falan iyi yetenek bizde ki.

Yaz tatili deyip çiçekçiklerimi İstanbulda yalnız bırakınca onlarda terketmiş evi. Babama onlara iyi bak demiştim ama masamın üzerindeki Fesleğen de solmaya başlamış. Yüzümün gülmediği zamanlarda inadına beni yalnız bırakmayı huy edindiler. Zaman onları da alıp götürdü gibi. Zaten o zaman dedikleri ilaç falan değil. Unutturmuyorda. O sadece senin acının üstüne daha büyüklerini ekleyip öncekileri hafifletiyor. Tebrikler bi yalana daha güzel inandırıldık. 👏

11.06.2018

Zamanın size kaybettirdiği insanların peşinden koşmaya devam ettiğiniz sürece hayatın size kazandırdığı yenilikleri farkedemeyen küçük bi balığa döneceksiniz zamanla.

Ardına bakmak da önemlidir yeri geldiğinde fakat takılı kalmamakta asıl dava.

Kimi zaman ayaklarınızı yerden kesen mutluluklarla karşılaşacağınızı bile bile kendi ayağını bi kayaya bağlayıp denize fırlatmaktan pekte farksız kalmıyor bu aslında.

Önünüze bakın arkadaşlar. Bizim de canımız çok ağrıdı geçmişe takılıp kalmaktan.

30.05.2018

Gözlerimizi sonuna kadar boyamış kalemlerden geçtik biz çocukken ” şimdilerde batan çöpte neymiş cağnığğğmmm”

Hem bize masalın sonunda kalktılar babaanne görünümlü kurtlara güvenmeyin dediler. Eeeyy Pinokyo eğer yalan söylersen burnun uzar dediler. Sindirella gitti on ikiden sonra yine aynı Külkedisi oldu ve hiç bi mutluluk uzun sürmez dedi, zaten prenste ayak fetişi çıktı falan. Hem o saftirikos Pamuk Prenseste elmanın yarısı sarı yarısı kırmızı bu elma hangi köyden demeden kütür kütür yedi valla. Zaten şimdilerde kızlarımız bir Kurbağa prensi arayan piremses edasıyla “Gerçek prensi bulana kadar pek çok çirkin kurbağayı öpmek zorunda kalabilirsin.” felsefesiyle ayakta.

Eğer yirmi yaşını aştıysanız hayat gerçekten çok zormuş cedric sana aşırı hak veriyorum kardeşim. Umudumu yitiriyorum ben de, hem biri de kalkıp mutlu olduğunuz kalplerden başkasına sarılmayın demedi ki. Ya da inandığınız insanları tek hatayla silmeyin falan işte. Bide yaranın ilacının yaranın kendisi oluşundan bahsetmediler hiç (ki bu en acısı)

Gökten üç elma düşerken yazdığım satırlarla dinlediğim Ah bu şarkıların gözü kör olsun şarkısından sonra buraya Ah bu masallarında gözü kör olsun diye biri beste çıkarana kadar grevdeyim. ( muhtemelen 5sn falan sürer tsk )

08.05.2018

Ve biz her zaman

Fikirlerimize ters düşen insanları bile “mecburen” hayatımızda tutma çabasındayız.

“Katlanmak” dedikleri bu yalan yanlış düzende sahte gülümsemelerle örtmeye çalıştığımız memnuniyetsizliklerimizle başbaşayız.

Kendimize düşen tahammül sınırlarını aşıp öz saygımızı kaybettiğimiz anda iç dünyamızın magma tabakasında koca bir delik açıp, iç kırıklıklarıyla devam etmeye çalışıyoruz yolumuza.

Ve zihnimiz depremlere gebe kaldırımlarda ruhsuz bi adam edasıyla kendiyle hep savaşta.

24.06.2017

Zamana bıraktığım insanların, bıraktığım yerde saymalarına şaşırmıyor değilim.

Hani şu yüreğimizde kelepçelerle sarıp sarmaladıklarımızın tam da oldukları yerde saymalarına şaşırmıyorum işte.

O yapmaz’larımız

Saçmalama herkes yapar da ondan beklenmez’lerimizi bir kenara bırakıp herkesin, hepsinin birer insan olduğunu hatırlatmaya davet ediyorum sizi.

Unutmayın

Musa da Firavun da insanın içinde gizlidir.

Ve insan her daim hata yapmaya meyillidir.

26.04.2018

Yaptığın hatalar karşında elinde kalan o koca pişmanlığın ardına sığınıp kaçtığında yakana yapışan o hisse vicdan demişler. Özür dilememek adına sakladığın her köşe o uslanmaz gururunla dolmuş. Kendini büyük görüşün de hiçliğinmiş mesela. Şu koca evrende zerre kadar bile yer edinemeyişinmiş. Zaman herşeyi öldürürde ki herşeyin bi parçası olmuşsun zamanla ama yine de yokolup gidişini kimseler duymamış şehrin bu yanından. Ve kelimelerin anlamsız kalmış onca lügatte. Kendini anlatamayışının adına sessizlik koymuşlar.

||23.04